Your Welcome to Borsa Okulu
Nick:  
Pass:     
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Yeni Mesajlara Bak Bugünkü Mesajlara Bak

Yeni Cevap 
Davranışsal Finans
Yazar Mesaj
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #1
Davranışsal Finans
Davranışsal Finans


Davranıssal finans, finansın henüz yeni gelismekte olan bir alanıdır.
Esas olarak, 1980’li yıllarda ortaya çıkmıs olsa da; akademik alanda ve
uygulamada kabul görmesi henüz son bes yılı kapsamaktadır. Yapılan son
ampirik finans arastırmaları, davranıssal finansın temellerini olusturan
psikoloji, sosyoloji ve antropolojiyi de incelemektedir.
Finansal ekonominin birçok kuramı, bilgiyi islemede iyi ve yeterince
rasyonel olduklarını kabul etmektedir. Fakat ekonomik modeller açısından
yararlı olabilecek bu kabuller çogu zaman da dogru olamayabilmektedir
Davranıssal finans, makro-ekonomik davranısın vahsi tarafını kesfetmistir.
Davranıssal finansa yönelik kimi zaman yapılan birçok çalısmanın
üniversiteler içerisinde ögrencilerle yapıldıgı ve pratik hayatta sofistike yatırım
kararlarının alındıgı bir ortamda etkinlestirilemeyecegi seklinde bir elestiri
getirilmis olsa da, esasen yapılan çalısmaların finans piyasalarında var olan
tüm yatırımcıları kapsadıgı zamanla açık bir sekilde gözler önüne serilmistir.

Ancak; İnsanların duygu ve beklentilerini önceden tahmin etmenin zorlukları,
düsünülebilecek her türlü analiz sisteminin tamamen (%100) basarılı olma
sansını azaltmaktadır. Bununla beraber fiyatları belirleyen insanların (piyasa
profesyonelleri, kurumsal yatırımcılar, spekülatörler, manipulatörler ve her
kesimden yatırımcılar) degisik kültür, egitim, bilgi yapılarına sahip olması
bunu daha da zorlastırmaktadır.
Davranıssal finans, genis akademik çevrelerde finansın bir alt disiplini ya
da yeni bir paradigması da degil, yeni bir bilim dalı olarak kabul edilmektedir.
Popüler modeller çok sofistike olmamasına karsın onlar hakkında
açıklanacak daha çok seyler vardır.
Davranıs ve tutumlar algılayısı etkilemektedir. Pay senedi piyasasında
davranıs biçimleri; bireyin korkuları, heyecanları, hırsları, olaylara tepki
gösterme biçimi, basarı veya basarısızlıgı nasıl benimsedigi, duygularına
nasıl gem vuramadıgı, islem , yatırım ve genel olarak hayata olan yaklasım
tarzı, kızması, sevinmesi, umut edisi, beklentileri, kısacası tüm kisiligi gibi son
derece genis ve genis oldugu kadar da kontrolü güç bir alanı kapsamaktadır.
Davranıssal finans, hisse fiyatları üzerinde davranıssal bir alan oldugunu
ve rasyonel olmayan yatırımcıların, rasyonel yatırımcıların davranıslarını ve
genel beklentileri etkileyebildigini savunmaktadır. Rasyonel olmayan
yatırımcılar toplu hareket ettiklerinde piyasayı genel olarak
etkileyebilmektedirler. Bu alanı incelemek, sürdürülebilir perspektif ve
politikalarla yakından ilgilidir
02-02-2013 01:36 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #2
RE: Davranışsal Finans
Yatırımcılar 1960’larda rasyonel olarak tanımlanmıslardı. Ancak
davranıssal finans ile birlikte irrasyonel diger bir ifade ile “normal” olarak
tanımlanmaya baslamıslardır. Normal (irrasyonel) yatırımcıları, rasyonel
yatırımcılardan farklı olarak egilimler ve duygular etkilemektedir. Rasyonel
yatırımcıları ise sedece risk ve portföylerinin geri dönüsleri etkilemektedir.
Oysa irrasyonel (normal) yatırımcılar, bundan daha fazlası ile yani ek olarak
duygu ve egilimlerle de ilgilenmektedir.
Rasyonel olmayan yatırımcılar yatırımlarını degerlendirirken, rasyonel
yatırımcılardan farklı olarak kimi zaman yanlıs degerlendirmelerde
bulunmaktadırlar. Bu durum rasyonel yatırımcıların rasyonel olmayanları
kopya etmesini ortaya çıkarabilir. Çünkü birçok potansiyel rasyonel olmayan
bulgusal ögretiler bulunmaktadır ve rasyonel olmayanların hangisine
basvuracagı konusu ise oldukça zordur. Bu, davranıssal finansın ortaya
çıkmasını desteklemistir.
Rasyonel olmayan yatırımcıların bir kısmı umutlarını sık sık degistirir.
Kimi zaman asırı iyimser, kimi zaman ise asırı kötümser olabilmektedirler.
Duygu ve beklentilerin bireylerin kararlarına etkisi pek çok örnekle
açıklanabilmektedir. Örnegin; 15 YTL’lik bir hesap makinesinde 5 YTL’lik bir
ucuzluk oldugunu duyan birey, satın almak için 60 km. yol giderken; 200
YTL’lik bir takım elbisede yapılan 5 YTL’lik iskonto ise, bireye aynı faydayı
saglayamayacagını düsündürmektedir. Yine aynı duygu ile, kuru
temizlemeciye 5 YTL vermek yerine, kendi pantolonunu kendi ütüleyen birey;
komsusunun pantolonunu ütülerse 5 YTL ödeyebilecegi önerisine büyük
olumsuz tepkiler vermektedir. Tüm bu örneklerde söz konusu olan aynı 5
YTL olsa da birey bunu çogu zaman anlayamamaktadır. Kararlarında
“Zararın kesilmesi ” kullanamamaktadır. Küçük kâra karsı büyük risk almakta;
boga piyasalarında asırı iyimser, ayı piyasalarında ise asırı kötümser
olmaktadır. Bu örneklerden harekete; “davranıssal finans”, iyi bir yatırımcı
olmanın gerektirdigi beceri, bilgi ve kaynaklardan biri olan dogru davranıs

biçimlerini (psikolojik yeterlilik ve disiplin) ögretmektedir. Bir yandan da
örnegin, yatırımcıların vergi avantajına sahip olsalar bile nakit kar payını
tercih etmeleri gibi davranıssal faktörleri arastırmaktadır.
Davranısçı finans; insanın dogasına iliskin bulguları finansal modellere
aktararak iktisadi analizleri zenginlestirir. Bu yaklasımda birey rasyonel degil,
rasyonel dısı kabul edilir. Olusturulan modeller ise; insanların nasıl hareket
etmesi gerektigini degil, gerçekte nasıl hareket ettigini anlamaya çalısır
02-02-2013 01:36 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #3
RE: Davranışsal Finans
Davranıssal finans açısından pay senedi piyasasında analist
Pay senedi piyasasında, analistin teknik ve temel analiz bilgisi mutlaka
psikolojisi ile uyumlu olmalıdır. Profesyonel borsa çalısanları, bir takım analiz
metodları kullanarak pay senetlerinin alması gereken degerleri
hesaplamaktadırlar. Ancak esas olan borsanın fiyat hareketi ve yatırımcılara
yasattıgı duygulardır; bunlar ise pay senedi fiyatlarını etkileyip kimi zaman
borsa uzmanlarının hesaplarının tam tersinin çıkmasına neden olmaktadırlar.
Analistlerin verdikleri tahmin revizyonları ve yenilenen tavsiyeler,
piyasada sonradan ortaya çıkan normal dısı geri dönüslerle ilgilidir. Uygun
olmayan, bir baska deyisle ters yöndeki tavsiyeler, uygun olanlara göre
analistin daha fazla tahmin gücünü tasımaktadır. Analist bir pay senedini
tavsiye ya da revize ettikten sonra pozitif anormalite olmaktadır. Analist sat
tavsiyesinde bulunduktan sonra pay senedi güçlü sekilde daha düsük
performans göstermekte analisti dogrulamaktadır. Buna karsın, analistin yeni
alım tavsiyelerinde pay senedi zayıf yükselis performansı göstermektedir. Bu
durum analistlerin uygun yönelim önerilerine karsın yatırımcıların çogunlukla
alım tavsiyesine uymadıkları ve mevcut durumlarını fazla degistirmediklerini
göstermektedir. Yatırımcıların uzmanların al ve tut tavsiyelerini izlemeyip
çesitlendirme yapmadıkları, ellerinde ya çok az sayıda ya da tek pay senedi
bulundurdukları gibi birçok kanıt vardır.
02-02-2013 01:36 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #4
RE: Davranışsal Finans
Davranıssal finans açısından pay senedi piyasasında spekülatör
Yatırımcı ve spekülatör arasındaki temel fark; piyasa hareketlerine karsı
tutumlarıdır. Spekülatörün en büyük amacı; piyasa hareketleri hakkında
tahminler yapmak ve bunlardan kâr elde etmektir. Yatırımcının amacı ise;
piyasa hareketleri ile baglantılı olarak olusacak ucuz fiyatlardan alım yapmak;
yüksek fiyatlardan ise satmaktır.
Spekülatör sözcügünün kökü, "gözetleyip incelemek" anlamına gelen
Latince'deki "speculari" sözcügüdür. Dolayısıyla spekülatör, piyasayı inceler
ve önemli bir olay gerçeklesmeden önce harekete geçer. Tahminlerde
bulunur. Tahminlerinin %50'si tutan spekülatör, piyasada iyi bir ortalama
yakalamıs olarak kabul edilir.
Wall Street’te popüler olan ve büyük riskleri göze alan spekülatörlerin
uyguladıkları yöntemlerin sonucunda ne tür bir sonuçla karsılasılacagı,
piyasanın ileride ne yönde hareket edecegine baglıdır. Wall Street’te popüler
olan ve yatırımcıları yönlendiren bu yöntemlerden bazı örnekler asagıdadır
• Piyasadakilerin tam tersini yap; onlar alırken sat, onlar satarken al
(Buy when others sell; sell when others buy)!
• Ortagı oldugunuz sirkette greve gidilecegini duydugunuzda, pay
senetlerini sakın satma (Never sell on strike news)!
• Uzun zamandır düsen bir pay senedini kesinlikle alma (Never buy a
stock after a long decline)!

• Uzun bir süre fiyatı artan pay senetleri daha çok ve çabuk düser
(Stocks that have the longest preceding advances have the largest
declines)!
Basarılı spekülasyonun devamlılıgı için teknik analist, sermaye ve islem
yönetimi gibi birçok kavramı yasam biçimi olarak algılamak ve uygulamak
zorundadır. Çünkü, spekülasyon tek boyutlu bir uygulama degildir.
Basarılı bir spekülatör olmak için bilgi ve arastırma gerekli olmasına ragmen
yetersizdir. En zor olanı, edinilen bilgiler sonunda alınan kararların
uygulanabilmesidir. Bu uygulama sırasında kisinin kendisine ve kararlarına
karsı tarafsız, biraz da süpheci olması gerekir. Bu durum söyle örneklenebilir:
İp üstünde yürüyen cambazın derdi dengeyi saglayıp yukarıda kalabilmektir.
Spekülatör ise, biraz daha yetenekli olmak zorundadır. Zira yukarıda kalma
çabasına ek olarak üzerinde yürüdügü ipin kopması durumunda en yakın
nereye tutunabilecegini de hesaplamalıdır.
Gerçekte piyasadaki pekçok yatırımcı için, islem yapmak bir ego tutkusu
halindedir ve yatırımcılar bunun farkında degildir. Piyasada çogu zaman
kazanç ikinci plana itilir ve onlar için kendilerinin diger borsa oyuncuları ile
karsılastırıldıklarında ne kadar zeki oldukları ve borsada ne kadar basarılı
olduklarının kanıtlanması daha önemlidir. Ancak, gerek istatistikler gerekse
yasanmıs öykülerin gösterdigi sonuç; asıl önemli olanın ne kadar sermaye
kazanılıp, kaybedildigi oldugunu ortaya koymustur. Sermaye kaybedilerek
psikolojik tatmin olunabilecek pek çok alan olabilir. Ama spekülasyon
bunlardan birisi degildir.
Son on yılda gerçeklesen tüm bilimsel ve teknolojik olanaklara ragmen,
spekülatörler arasında kazananların sayısında bir artma olmamıstır.
Spekülasyon insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. nsan degismedigi
sürece bu sonuç da degismeyecektir.
Kisisel özellikler ne olursa olsun spekülatörlerin basarılı olmaları için
piyasada uyguladkları birtakım kurallar vardır. Bunlar sunlardır.

• yi bir teknik analiz programı
• Bu programı yorumlayabilecek saglam bir ruh yapısı
• Akıllı bir para ve islem yönetimi
• Yeterli miktarda sermaye ile islem yapmak: Bu anlamda
spekülatörlerin borsaya yeterli risk sermayesi ile girmedikleri
görülmektedir. Risk sermayesi; genellikle kaybedildiginde yasam
standardını degistirmeyen sermaye olarak tanımlanabilir. Zarara karsı
davranıs, basarı için anahtar etmendir. Piyasada bilinen basarılı
spekülatörler her zaman yeterli risk sermayesi ile baslamaktadırlar.
Para kazandıklarında ve kaybettiklerinde olup bitenin aslında çok
normal bir durum oldugunun bilincindedirler.
• Gerçekçi olmayan beklentiler: Küçük spekülatörün en büyük problemi,
büyük spekülatörler gibi islem yapmak istemeleridir. nsanlık tarihinde
simdiye kadar emeklemeden kosmayı ögrenmis bir bebege
rastlanmadıgı gibi, küçük yatırımcıların da bunu denemeleri halinde,
islem hacimlerini ölçüsüz bir biçimde artırarak risklerinizi kontrol
edemezler; arkasından ise basarısızlık gelmektedir.
• Acele karar almak: Sabırsızlık borsada gerçekçi olmayan beklentilerle
ilgilidir ve asırı islem, asırı risk problemini yaratmaktadır. Her iki sorun
içinde güdüm, çabuk ve çok miktarda kazanç elde etme isteginden
kaynaklanmaktadır. Her seyden önce asırı islem, komisyon ve diger
giderleri yükseltmektedir. Sabırlı spekülatör sermaye yönetimi
yöntemleri ile seçici olarak riski daha az olan pozisyonları bekler ve
çok sık olmasa bile sadece bu islemleri yapmaktadırlar. Bu tür risk
yönetim yöntemleri kullanmayan ve rasgele islem yapan spekülatör,
seyrek olan bu fırsatları bekleyememekte ve her an islem yapmak
arzusunda olmaktadır. Günlük yevmiye ile evini geçindiren kisilerin
sahip oldugu ruh hali içerisinde davranmak spekülasyonun mantıgı ile
uyusmamaktadır. Esasen bu arzunun kaynagı, her aksam gerek grafik
analizleri gerekse yatırım programları ile yapılan analizlerin her zaman
yatırımcının beklentisine uygun bir islem önermesindendir. Oysa en iyi
spekülatörler dahi yılın her günü ellerinde pay senedi
tutmamaktadırlar. Süphesiz bunun sonucu olarak spekülatörün asırı
islem yapması kolaylasmaktadır. Acele karar almanın bir diger sorunu
ise, pozisyon almak üzere ekran karsısında sürekli olarak fiyatları
izleyen spekülatörün fiyatların beklentisi yönünde gelismesi halinde
sabırsız davranmasıdır. Örnegin, tasarlanmıs bir risk ile uygun bir
pozisyon olusturmak isteyen bir spekülatör, fiyatların birden bire
tahmin ettigi yönde gelismesi ile acele ederek daha yüksek seviyeden
giris yapmakta ve daha önceden hesapladıgı risk toleransının
üzerinde risk almaktadır. Böyle durumlarda spekülatörün acele etmek
yerine, fiyatların tepki göstermesini beklemesi (tasarlanan risk
seviyesi) ya da baska fırsatlar araması daha akıllı ve uygundur. yi bir
islem fırsatı sabır ve disiplin gerektirir.
02-02-2013 01:36 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #5
RE: Davranışsal Finans
• Disiplinli olmak: Her türlü fiyat degisimlerine karsı pesinen belirlenmis
ve detaylı planlar olmasına ragmen gerçek spekülasyon esnasında bu
planlar kolaylıkla göz ardı edilmektedir. Bu durum yeni spekülatörler
için adeta bir gelenek haline gelmistir. Plana uyulmadıgı zamanlarda
her çesit bahane ve sebeplerin yaratılmasına ragmen, daha sonra
büyük bir pismanlık ile planın bozulmamıs olması gerektigi kabul
edilmektedir. Devamlı olarak spekülatörlerin piyasalarda karsı karsıya
kaldıkları en önemli sorun budur. Basarılı spekülatör, programdan en
az sapan spekülatördür. Bu baglamda kullanılan teknik analiz
sisteminin kisiye özgü olarak tasarlanması son derece önemli
olmaktadır. Birçok spekülatör disiplin konusunda beceriksiz
olduklarından plansız islem yaparlar ve beklenmedik bir fiyat hareketi
karsısında hazırlıklı ve planlı olmadıkları için gelismeler dogrultusunda
rasgele ya da stres altında karar almak zorundadır. Sistem seçimi
önemli olmakla birlikte, herhangi bir sistem ile birlikte islem yapmak,
sistemsiz islem yapmaktan daha akıllıcadır. Seçilen sistemin
spekülatörün kendi gerilim ve risk toleransına göre olması ilave tahmin
ve yorumları önlemesi açısından sart olmaktadır. Sistem bir kez
benimsendiginde, çesitli fiyat senaryolarında disiplinsizlige yol açan
yoruma yer verilmez ve endise edilecek tek unsur sistem kurallarına
baglı kalmaktır. Ancak, bu, çok kolay sanılmasına ragmen pratikte
uygulanması son derece zordur.
Sonuç olarak; pay senedi piyasasında, kazanan grubu olusturan az
sayıda spekülatör bahsedilen bu sözkonusu kurallara uyanlardır. Üstelik bu
kurallara uymak dahi yeterli olmayabilir. Zira kurallardan olusan sistem adeta
bir canlı organizma gibi yasamaktadır. Yani zamanla bazı kurallar geçersiz
hale gelir ve yerine yenilerinin uygulanması gerekir. ste basarılı spekülatör
burada kendini gösterir. Yani yukarıdaki uygulama dogrultusunda basarının
anahtarı, olusturulan kurallar sistemine göre davranmakla birlikte, zamanı
geldiginde bazılarına muhalif kalıp onları degistirebilmektir.
Profesyonel portföy yöneticisi ile sıradan bir spekülatör arasındaki fark,
profesyonelin yaptıgı analizlerin limiti ve geçerliligi konusunda daha tecrübeli
olmasıdır. Bu ise ancak zamanla olusacak deneyimler sonucunda ortaya
çıkacaktır.
Pay senedi piyasasında basarılı grubu olusturan spekülatörler, her
günün sonunda kapanıs fiyatı ile kazanç ile kayıplarını yeniden hesaplar ve
bu hesabı bir sonraki seviyede alınacak risk miktarı için kılavuz olarak
görürler. Bunların; iyi bir pay senedi ile kazancı yüksek olurken; yanlıs bir pay
senedi almaları durumunda az bir kayıpla pozisyonunu kapatabilmektedirler.
Basarılı sayılan bu spekülatörler ise borsada duygusal olunamayacagını
bilmekte ve mantıklı davranmaktadırlar. Ancak; spekülatörün mantıklı
davranması da bazen yanlıs sonuçlar verebilmektedir. Önemli olan onların
kendisine ait bir görüsünün, fikrinin olmasıdır. Görüs yanlıs veya dogru
olabilir, fakat psikolojik gerekçelere dayanmaz. Fiyatları objektif olarak
degerlendirmekte; kendisinin karda veya zararda olmasına bakmadan
kararlarını verebilmektedirler. Bu duruma kisinin kendine karsı tarafsız olması
denir. Baskalarının tavsiyesi ile hareket etmemekte; arastırmalarını ve
kararlarını kendi gözlemlerine dayanarak olusturmaktadırlar. Toplumla birlikte
hareketleri çok azdır.
Pay senedi piyasasında basarılı grubu olusturan bu spekülatörler daha
büyük fiyat hareketlerini yakalayabilmek için uzun süre beklemezler.
Sabırlıdır ve sinirleri saglamdır. Her basarıya sevinmemekte; her
basarısızlıktan sonra üzülmemektedirler; basarızlıga neden olan etkenleri
Pay senedi piyasasında basarılı grubu olusturan bu spekülatörler daha
büyük fiyat hareketlerini yakalayabilmek için uzun süre beklemezler.
Sabırlıdır ve sinirleri saglamdır. Her basarıya sevinmemekte; her
basarısızlıktan sonra üzülmemektedirler; basarızlıga neden olan etkenleri
arastırmaktadırlar. Hatalarında yeni ögretiler aramaktadırlar. Bir golf
oyuncusu kötü bir atıs yaptıgı zaman kendinden nefret edip sopasını saga
sola savurabilir. Ama bu oyuncu iyi bir oyuncu ise, bu kisisel protestosunun
etkilerini ikinci vurus anına tasımamaktadır. Sıradan oyuncular ise büyük
amaçlara sahip olmamakta; kısa hareketlerde bu günden yarına para
kazanmak istemektedirler. Hareketleri ve düsünceleri çok kısa sürelidir.
Duydugu bir dedikoduya, tavsiyeye hemen uyup küçük kazançlarla
yetinmektedirler. Ürkek ve sabırsızdırlar. Muhtemelen bir yükselisi sonuna
kadar bekleyememekte, fiyatlar düserken umutla yükselisi bekleyerek sürekli
kaybetmektedirler. Günü kurtarmaya çalıstıkları için yarınları kaçırmakta,
duygusal davranmakta ve toplumla birlikte hareket etmektedirler.
02-02-2013 01:36 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #6
RE: Davranışsal Finans
Davranısçı finans açısından pay senedi piyasasında yatırımcı
Pay senetleri piyasası yatırımcısı için, bu piyasa kimi zaman umut, kimi
zaman yıkım ifade eder. Özellikle bu piyasada kazanmak onlar için tıpkı
hayatta kazanmak gibidir. Çünkü bireyler, kazançları trendin yükselis
egilimine girmis olmasından kaynaklansa dahi; piyasadaki bu kazancını zeka
ve kisisel yeteneklerinin bir sonucu olarak görmektedir. Bu duygu ise onların
bu piyasada kalma istegini pekistirir.
Yatırımcıların birinci seçimi varlıklarını nasıl bölüstürecegi (pay senedi,
hazine bonosu vb.) ikinci seçimi ise yatırımlarını nereye (vergi erteleyici
hesaplara vb.) yerlestirecegidir. Karar vericiler birçok seçenek arasından
seçim yaparlar. Bireyler bu tür seçimlerde zorlanmaktadırlar ancak; inandırıcı
ya da çekici öneriler ile saglam tercihler yapacaklardır. Tercihler, bireyin

ilgisinin tercih alternatiflerini kısıtlamasından hemen sonra ortaya
çıkmaktadır.
Pay senedi piyasasında hiç yatırım yapmamıs bir birey dahi, çevresinde
ya da basında piyasanın yükselip insanların paralarını katlama hikayelerini
duymustur. Sözkonusu durum, kimi zaman yatırımcıların kendi kendini
sorgulamasına ve bu hikayelerden etkilenerek, piyasada yatırım yapacak
bilgi ve yeteneginin olup olmadıgını dahi sorgulamadan; ”borsaya girmeliyim”
sonucuna varmasına sebep olmaktadır. Bu durumda yatırımcı bu piyasada
verecegi ilk önemli kararı vermis olacaktır. “Borsaya girmek”... Yatırırımcının,
“Pay senetleri piyasasına niçin girdiniz?” sorusuna verdigi yanıt, “kısa sürede
daha çok kazanmak için” ise piyasadan çıkmalıdır. Ya da “paramı kurtarayım
bir daha girmeyecegim” türünden bir yanıt aklından geçiyorsa çok daha kötü
bir durumdadır ve kayıplarının artması büyük bir olasılıktır.
Yatırımcı bundan sonra sık sık su üç önemli kararı vermek zorunda
kalacaktır: ”Borsa”ya girmek; ”borsa”da kalmak; ”borsa”dan çıkmak... Bu
karar verme asamalarında birey rasyonel davranamayacaktır. Çünkü piyasa
hareketlenmeleri, çevreden duyulan söylentiler yatırımcının sık sık verdigi
kararları sorgulamasına ve psikolojik sezgiler ile kararlarını dogrulamalarına
veya degistirmelerine neden olacaktır.

Pay senedi piyasasında uzun süreler yatırım yapan bireylerin bakıs
açıları, özellikle bu piyasadan büyük kazançlar elde etmisler ise, yeni
girenlerden oldukça farklıdır. Çünkü bu yatırımcılar, piyasada sahip oldukları
getiriyi kendi paraları gibi görmezler ve adeta kumarhane mantıgı ile bu
piyasada yatırım yapmaya yani kendi deyimleri ile “oyun”a devam ederler.
Hiç kaybetmeyecekmisçesine doymamak duygusu, yatırımcının pay senedi
piyasasında kalacagına bir isaretidir. Bu duygu, sonun baslangıcıdır. Örnegin
bir süredir borsada yükselen fiyatlardan alım yapmaya devam eden bir
yatırımcı, aslında zarar ettiginin farkındadır. Ancak bu pozisyondan çıkma

kararını verme sırasında yasanan duygusal sürecin agırlıgı ile bir miktar zarar
etmeyi, bu duyguyu yasamaya tercih etmektedir. Diger taraf yani bir süredir
borsada düsen fiyatlardan alım yapmaya devam eden yatırımcılar açısından
ise durum farklıdır. Çünkü onlar fiyatlar düsükken piyasaya yatırım
yapmıslardır. Bu yatırımcıların piyasaya bakısı, artık belli bir tatmini yasamıs
olduklarından piyasada kalmak yönünde olacaktır. Yatırımcı piyasadan gelen
getiri ile yeniden piyasada olacagından kendisi için herhangi bir sakınca
olmadıgını düsünmektedir. İste bu da sona giden bir diger yoldur.
Bazı bireyler kumar mantıgından hoslanmaktadırlar. Bazıları piyango
bileti alırken; bazıları ise kumar oynamaktadırlar. Davranısçı yaklasımda
arastırmacılar piyasada kumarın iki türü oldugunu söylemektedirler: Birincisi
risk arayanlar ikincisi ise eglence amaçlı olanlar. Buradan hareketle bireylerin
varlık piyasalarında riski artırmalarının en kolay yolu ise çesitlendirmeyi
arttırmadan beklenen getiriyi arttırmalarıdır.

Yatırımcının hayatı boksörünküne benzer. Eger ringte kalacaksa istikrarlı
bir sekilde yumruk atmayı ve gelen yumruklardan korunmayı ögrenmesi
gerekmektedir. Rakibinin isini her zaman bir veya iki talihli yumrukla
bitiremeyecegi gibi, her an gelebilecek bir yumrukla da yere serilebilecegini
unutmamalıdır. Davranıssal finans arastırmacıları, bu anlamda
yatırımcıların piyasadaki davranıslarının sonuçlarını inceleyerek yeteneklerini
ögrenebileceklerini dile getirmislerdi.
02-02-2013 01:37 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #7
RE: Davranışsal Finans
İnsanın hayatında ilk askı ne kadar önemliyse, borsa yasamındaki ilk pay
senedi de o kadar önemlidir. Yatırımcıların piyasasında nasıl basarılı
olacagı saptanmadan önce; yatırımcıların yaptıgı en önemli hataları bilmek
gerekmektedir. Bu hatalardan birkaç örnek asagıdadır;
• Yatırımcılar, kendilerine tanıdık gelen seyleri daha çekici ve daha
risksiz görmektedirler.
• Yatırımcılar, kayıplardan ziyade, ne kazanacaklarını düsünme
egilimindedirler. Çünkü bireyler kayıpların yaratacagı mutsuzluk
duygusundan kaçınmaktadırlar.
• Yatırımcılar, piyasada asırı güven ile hareket ederler.
• İslem hacmi spekülatif piyasalarda çok yüksektir ve yatırımcılar
kendilerine asırı güvenirler. Bu nedenle yüksek islem maliyetleri ile
karsı karsıya kalırlar ve daha düsük kazanç elde ederler.
• Yatırımcılar etkin portföyler olusturamazlar.
• Kimi zaman yatırımcılar sürü etkisi ile hareket etmektedirler.
• Bireyler çogu zaman hangi zaman aralıgında veya hangi akım
içinde bulundugundan emin olamamakta veya getiri beklentisi
piyasanın verebilecegi getiri olasılıgı ile uyusmamaktadır.
• Yatırımcıların çogu kârını nerede alıp piyasadan çıkması
bilememektir. Bundan dolayı ise, islemlerden elde ettigi kârları
elleri ile geri vermektedirler.
• Bireyler kimi zaman kendi yeteneklerini ve basarısızlıklarını, kötü sans
veya diger etkenlere baglamaktadırlar.

İMKB’de yatırımcı olarak bilinenlerin çogu, yıllardır borsanın içinde
olanlar dahi, borsayı heyecanlı bir oyun veya kumar dibi görüp bilinçsiz
olarak yatırım yapmaktadırlar. Borsayı bir oyun gibi görenlerin çogunun ise
bu piyasada kayıba ugradıgı bilinmektedir. Pay senedi piyasasındaki her türlü
yatırım faaliyetinde akıl, her zaman piyasaki tutkularının önünde gitmelidir.
Yapılan hataların bedelinin yatırımcı açısından agır olabilecegi unutulmamalı;
piyasasındaki yatırımcılar hatalardan aldıkları dersleri hayata geçirebilmelidir.

Yapılan çalısmalarda örnek olarak alınan kisilerden bazılarının, borsanın
balon dönemlerinde fiyatın fazla degerlendigine inandıkları, fakat pay senedi
fiyatında gelecekte olacak yükselis beklentileri nedeniyle yatırıma devam
ettikleri gözlemlenmistir. Buna rasyonel balon literatürü ve davranısları
denmektedir. Balon ve sonrasında gelen krizi yasayan kisiler için Etkin
Pazar Kuramı’na inanmak oldukça zordur.
02-02-2013 01:37 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #8
RE: Davranışsal Finans
Yatırımcı, davranıssal tedavinin kimi zaman hastalıktan daha kötü
olabilecegini unutmamalıdır. Yapılan ampirik çalısmalar, yatırımcı
korunmasıyla finansal piyasaların gelisimi arasında ve finansal piyasaların
gelisimiyle ekonomik büyüme arasında pozitif iliski oldugunu saptamıstır.
Pay senetleri piyasasında “kazanmak” kelimesini kullanmak; bu piyasada
yenilmesi gereken bir güç oldugunu göstermektedir. Çogu zaman piyasada
sorulan, “Borsayı hangi hayvan ile özdeslestirisiniz?” sorusuna yatırımcıların
verdigi cevaplardan bazıları sunlar olmustur: Piyasayı yılan olarak tabir
edenler; piyasaya yeni katılanların yani acemilerin kuyrugundan tuttugu yılanı
esasen basından tutmak gerektigine inanırlar. Ancak bunun için de borsada
islem gören sirketlerin ya ortagı olmanın ya da en büyük miktarlarda naktin
olması gerektigini düsünürler. Piyasayı “balık” olarak tanımlayan yatırımcılar;
bu piyasada küçük balıkları(fırsatları) kaçırıp; büyük balıkları(fırsatları)
bulmaya çalısan yatırımcıların dibe dalıp bogulabildikleri ile özdeslestirirler.
Piyasayı “rodeo atı” olarak gören yatırımcılar ise; piyasanın tıpkı rodeo atı
gibi, üzerinde durdum sananları her defasında yere çaldıgını
düsünmektedirler. Bu ve buna benzer örnek cevapların tümünün ortak
özelligi, seçilen hayvanların sürekli zarar veren ya da sevimli görünseler bile
zarar verme olasılıgı olan hayvanlar olmasıdır. Buradan hareket ile; borsa
zararlı bir hayvan ise ve onun aldıklarını geri almak isteyen bir yatırımcı

sözkonusu ise; önce düsmanın zayıf yönlerini, özelliklerini ögrenmeli ve ona
karsı savasmalıdır34.
Yapılan arastırmalar pay senedi piyasasında deneyimli yatırımcıların
gelecekteki nakit akısları ile ilgili bekletilerinin degistirilebilecegi yönündedir35.
Düzenli pazar alısverislerinde dahi, aldanmamak için, fiyat etiketlerini
kontrol etmek ne kadar gerekli ise; üzerinden kazanç saglanması düsünülen
pay senedini almadan önce hangisinin, nasıl alınacagının planlamasını
yapmak dogal, detaylı ve çok önemlidir. Bu alısverisi yapmadan önce
piyasada yatırımcı dısında yer alan spekülatör ve analist kavramlarını da iyi
bilmek gerekir.
Bireysel yatırımcıların alım ve satım davranısı sistematiktir.
Yatırımcı alım ve satım davranısları bir paranın iki yüzüne benzetilebilir.
Bireysel yatırımcı davranısı genellikle pekçok arastırmacı tarafından su
sekilde özetlenmektedir: Pay senedi piyasası katılımsızlıgı, düsük
çesitlendirme, fazla islem, yatkınlık etkisi.
Pay senedi piyasasında çogu zaman yatırımcılar tarafından, beklentiler
alınır; gerçekler satılır. Küçük yatırımcıların en çok yanılgıya düstükleri nokta
ise burasıdır. Her pay senedinin karakterinin farklı oldugu ve yatırım yapan
her yatırımcının ise ayrı bir kisiliginin oldugu unutulmamalıdır.

Bazı yatırımcılar yaradılıs olarak riskten kaçarken; bazıları da riski sever.
Piyasada asırı risk alma egilimi çogu zaman sıkıntılı sonuçlara yol açarken;

riskten kaçınmak da hiçbir getiri saglamayacaktır. Bireyler hoslanmadıkları
aktif seçimlerden daha çok pasif kalmanın sonuçlarının risklerine
yönelmektedir. Örnegin birçok insan görünüste riske açık olmaktan
kaçınmakta buna karsın pasif kalarak daha büyük riskleri tasımayı
seçmektedirler.

Pay senedi piyasasında kazananlarla kaybedenler arasındaki en ayırıcı
özellik bilgidir. Yatırımcı, alım-satımı yapılacak pay senedini, içerisinde
bulundugu piyasa ve isleyisi gibi pek çok unsur hakkında bilgi sahibi
olmalıdır. Kulaktan dolma haberlere göre degil derinlemesine yapılmıs
arastırma ve analizlere önem verilmelidir.
Pay senedi piyasasında deneyim zaman ve çalısma ile kazanılır.
Piyasasının degisken yapısı her geçen gün yatırımcıya ayrı bir deneyim
yasatırken; basarılı olmak için yatırımcı da bunu analiz yöntemleri ve
arastırmaları ile desteklemelidir.
Piyasada yatırımcının sermaye yönetimi ve risk yönetimi önemlidir.
Piyasada yatırımcıların korkuları, hırsları, heyecanları vs. gibi bireyin kisiligini
etkileyen tüm davranıs biçimleri oldukça genis ve kontrol edilmesi güç bir
alanı kapsar. Bu duygular pay senedi piyasasında kazanç saglamak isteyen
yatırımcılar tarafından kontrollü olarak kullanılmalıdır.
Yatırımcı pay senedi piyasasına, sistematik bir yaklasım ile yatırım
yapmak ve önceden plânlanmıs, test edilmis, zorlukları ve zaafları
belirlenmis, sonucu ve ödül miktarı belli bir kurallar dizisiyle yaklasmaktır. Bu
bir alısveris merkezine, hangi magazadan, hangi malın hangi fiyattan
alınacagını bilerek gitmeye benzemektedir. Bunların hiçbirinin yanıtını
verememek, oradan çok daha geç ve çok daha pahalıya çıkmak demektir.
Sistematik yaklasım ile yatırımcı önceden test edip nasıl sonuçlar
alabilecegini bildigi için zaten kötü bir sistem kullanılmayacakatır. Yatırım
kararlarına duygular ve ani kararlarlarla degil; bu kurallar dizisi ile yön
verildiginde yanlıs davranıs biçimlerinin ön plâna çıkması engellenmektedir.
02-02-2013 01:37 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #9
RE: Davranışsal Finans
Örnegin, bir pay senedinde 6,5 TL’den uzun pozisyona giren yatırımcı,
fiyatlar 8,45 TL’den çıktıgında sermayesinle orantılı olarak % 30 kar edecektir.
Bu durumda yatırımcı, insan dogası geregi, karını görmekle birlikte, grafige
bakarak neden fiyat ertesi gün veya bir kaç gün sonra 10 TL seviyesine
çıkmasın diye düsünebilir. Çünkü böylece karı % 30 yerine % 54 olabilecektir.
Belkide fiyat ertesi gün yükselecek ve 9000 seviyesine, yatırımcının
beklentisinin hemen gerisine, çıkacaktır. Fakat asırı alımdan dolayı çıkıs
zayıflar ve gerileyerek 8,45 seviyesinde kapanıs yapar. Yatırımcı mutsuzdur.
Çünkü son fiyat, yeni beklentisini karsılamamıstır. Dolayısı ile umudunu ertesi
güne tasır. Kapanıstan sonra piyasaya kötü haberler gelir ve fiyat bosluk
yaparak ertesi gün 7 TL seviyesinin altında açılır. Yatırımcı hala beklentisini
telafi edecek düsünceler içerisinde gün içerisinnde fiyatın yükselecegini
düsünür. Oysa fiyat düsmeye devam eder ve artık umutları terk edip, 6,5 TL
seviyesinde pay senedinden ayrılma telasına düsülür. Fakat bu durumda da
piyasa asırı satıstadır ve sonraki bir kaç gün toparlanıp 10 TLseviyesini geçer.
Fakat yatırımcı, üstelik komisyon ve diger maliyetler hariç, kâr etmeden, pay
dısı kalmıstır. Bu senaryo pay senetleri piyasasında sık sık yasanmaktadır.
Bu durumda en iyi alternatif fiyat dalgalanmaları göz önünde tutularak yapılan
daha bilimsel hedef seçimidir. Payın içinde bulundugu fiyat dalgalanmaları ve

yakın zaman içerisinde bulundugu piyasa sekli gözetilerek daha dinamik bir
yaklasım gelistirilebilir.
Yatırıma baslamadan önce; yatırımcı plan tasarımı yapmalıdır. Yapılan
bu plan, çeliskili al-sat sinyalleri ya da beklenmedik piyasa gelismelerinin
gözlemlendigi durumlarda kararsızlıgı ortadan kaldırabilmelidir. Yatırımcıya
kazanç ve kayıp durumlarında ne yapılması gerektigine iliskin fikir vermelidir.
Böyle bir planın yapılabilmesi için asagıdakileri saglamalıdır:
• Yatırımcı, piyasaya girmeden önce beklentileri konusunda gerçekçi
olmalıdır.
• Yatırımcı güçlü ve zayıf yönlerini saptamalı ve kendine özgü bir sistem
gelistirmelidir. Örnegin, matematik konularında iyi oldugunu
düsünüyorsa stokastik gibi; soyut düsünen bir yapıya sahipse
formasyonlar ve grafikler gibi veya yaratıcı bir kisilige sahipse temel ve
teknik analizler gibi konularda arastırmalar yapmalıdır. Burada
unutulmaması gereken nokta, en iyi sistemi degil; düsünce ve
davranıslara en uygun olan sistemi olusturmaktır.
• Asıl önemli olanın getiri elde etmek degil; kazanılan getiriyi yönetmek
oldugu göz önüne alınarak; olusturulan sistemin bu düsünceye
uyarlanması gerekmektedir.

• Yatırımcı pozisyon almadan önce, ne kadar zarara katlanabilecegi
konusunda kararlı olmalıdır. Ayrıca, piyasadaki pay senetlerinin risk
profillerinin analiz edilmesi de piyasada süprizlerle karsılasılmaması
açısından önemlidir.
• Yatırımcı, piyasada hata yapabilecegini ve zarar edebilecegini kabul
etmeli ve bunlardan ders almalıdır.
• Yatırımcı piyasayı degerlendirirken, temel verileri dikkate alırken
piyasadaki yatırımcıların davranıs ve egilimlerini de yansıtmamalıdır..

Genelde pozisyon alan yatırımcılar piyasanın nereye gidecegi
konusunda taraflıdırlar. Örnegin; satın aldıkları pay senedi ile ilgili tüm olumlu
haberleri degerlendirirken; olumsuz haberleri ise önemsiz görmektedirler. Bu
davranıs yatırım dünyasında tehlikeli ve akıllı olmayan bir davranıs biçimidir.
Yatırımcı tarafsız, önyargısız ve bilgili oldukça pozisyon almakta ve
kapatmakta o kadar saglıklı karar verecektir.
02-02-2013 01:37 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #10
RE: Davranışsal Finans
Uzun ya da kısa herhangi bir pozisyondan çıkmak yeni bir pozisyon
almaktan çok daha güçtür. Ancak yatırımcının bu noktada unutmaması
gereken; perspektifinin piyasaya uygun olması gerektigidir. Özellikle zararlı
bir pozisyondan çıkma geregi çok önemlidir. Çünkü zarara fazla tolerans
iflasa neden olmaktadır.
Erich Kirchler, Boris Maciejovsky ve Martin Weber tarafından 2004
yılında yapılan çalısmada 64 denek kullanılmıs ve yatırımcıların piyasada
karar alırken önemsiz bilgilerin de etkisinde kaldıkları görülmüstür.
Çalısmada, yatırımcılar özellikli egilimlerini kullanmaları için tesvik edilmistir.
Katılımcılardan kazanç saglayanların, kayba ugrayanlardan çok daha hızlı
varlıklarını sattıkları görülmüstür. Ayrıca çalısmada, iyimser deneklerin
varlıklarını kötümser deneklere göre daha geç sattıkları saptanmıstır

Basarılı bir yatırımcı olmak için tarafsız, önyargısız olmak; zamanında
gerekli pozisyonu almanın yanında; yatırımcının beklentilerini de önceden
saptamasını gerektirir. Örnegin, riske girmeden önce bir baskasının satmak
istedigi pay senedini neden almak istendigi iyice arastırılmalıdır.
Yatırımcılar çogu zaman etkin portföyler olusturamazlar ancak; birçok
bireysel yatırımcı, yasadıgı deneyimlerden yola çıkarak, meydana
gelebilecek ekonomik degismeleri gözönüne almıs ve portföylerdeki
belirsizligi yüksek ancak getirisi de yüksek pay senetleri azaltmıstır. Basarılı
bir yatırımcı, herhangi bir fırsat çok çekici görünse bile; parasının tamamını
yatırmayandır. Çünkü, bir pay senedi portföyünde risk pek çok pay senedine
dagıtılarak azaltılmalıdır.


Yatırımcıların zaman zaman etkili portföy olusturmada basarısız
olduklarnına yönelik kanıtlar ve çesitli deneysel çalısmalar portföy
dagıtımlarını incelemistir. ki riskli varlık ve/veya bir risksiz varlık oldugunda
getirilerin normal dagıtıldıgı saptanmıstır. Ancak, bireylerin genellikle
sermayesini örnegin iki fona dagıttıgı, zarar verecek sekilde etkili olmayan
portföyler olusturdugu görülmüs; sermayesinin yarısını riskli, yarısını risksiz
yatırıma yönlendirmekten kaçındıgı saptanmıstır.
Yapılan arastırmalarda yatırımcıların daha yüksek pazarlama gideri
oldugunda yatırım fonu almak için daha istekli oldukları; buna karsın
operasyonel gideri yüksek oldugunda ise yatırım fonu almaya daha az istekli
oldukları saptanmıstır.
02-02-2013 01:37 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 




Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi



Borsa Okulu © 2018.